dialogue-in-the-dark

‘ Dialogue in the Dark ‘ sizi hayatı yeniden görmeye davet ediyor.

Sosyal Paylaşım

Dünya üzerinde 130 kentte 7 milyondan fazla insana ulaşan Dialogue in the Dark (Karanlıkta Diyalog) deneyimi, bir daha kapanmamak üzere İstanbullulara kapılarını açtı. Katılımcılara tamamen karanlık bir ortamda günlük yaşamlarını deneyimleten proje, görme engelli rehberler eşliğinde herkesi “hayatı yeniden görmeye” davet ediyor. TTNET ana sponsorluğu ve Dünya Göz Hastanesi’nin stratejik iş ortaklığında 20 Aralık’ta açılan Diyalog Sergi Alanı’nın, zamanla Diyalog Müzesi haline getirilmesi planlanıyor.

Soldan_Saga; Kerem_Okumus_ Andreas Heinecke_Hakan_Elbir

İstanbul’da hayatımızın günlük akışından kesitlerin yer aldığı Dialogue in the Dark (Karanlıkta Diyalog Sergisi), İstanbulluları daha aydınlık bir dünyaya davet ediyor. Bin 500 metrekarelik geniş bir alanda hayata geçirilen sosyal girişim projesi, Gayrettepe metro istasyonundaki Diyalog Sergi Alanı’nda, İstanbullulara unutulmaz bir deneyim yaşatacak.

Diyalog varsa karanlık yoktur!

Dialogue in the Dark Sergi Kurucusu Andreas Heinecke yaptığı konuşmada; 25 yıl önce garajda çok küçük bir sergi ile yola çıktıklarını bugün ise İstanbul’da en büyük Diyalog Sergi alanına kavuştuklarını belirterek, “İnsanlar bana bu projeyi başlatırken görme engelliler için bir sergi yaptığımı düşündüler. Oysa biz onlarla birlikte bir sergi düzenliyoruz. Bu gerçekten önemli bir fark. Evet bugüne dek 8 bin görme engelliye eğitim verdik ancak Karanlıkta Diyalog’un asıl amacı görme engellilerin yeteneklerinden faydalanmaktır. Yani bu sergiden yararlananlar aslında görebilenlerdir diyebiliriz. Karanlıkta herkes eşittir. Bir düşünün kimseyi göremiyorsunuz ve kimse sizi göremiyor. Karanlıkta Diyalog’da görme engelli bir rehbere güvenmek ve diğerleriyle empati kurmak zorundasınız. Karanlık aslında bir metafor, eğer diyalog varsa karanlık diye bir yoktur. Aynı şekilde hiyerarşi de yok. Karanlıkta Diyalog katılımcıların yaşamları için önemli bir dönüm noktası olacak” dedi.

Projenin temelini görme engelliler oluşturuyor

Karanlıkta Diyalog’un başrol oyuncularının görme engelli rehberlerin oluşturduğunu ve ilk kez Türkiye’ye geldiğini aktaran Dialogue in the Dark İstanbul Kurucu Ortağı Hakan Elbir, “Tamamen karanlık olarak yaratılan ve hayatın farklı kesitlerinin deneyimlendiği bu ortamda, insanların ‘ötekileştirme’, ‘birbiriyle iletişim’ ve ‘karşısındakini dinleme’ konularında düşünmeleri ve devamında aksiyon almaları hedefleniyor. İstanbullular, Doğa ve Park Alanı Taksim Tarihi Tramvayı, Havalimanı gibi gündelik hayatta bulunduğumuz yerleri burada tamamen karanlıkta deneyimleyecekler. Projemiz şu anda 30 görme engelliye iş olanağı sağladı. Dialogue in the Dark İstanbul olarak bizim ana hedefimiz kalıcı Diyalog Müzesi’ni açarak, empati, ayrımcılık ve duyuların keşfi gibi konularda küçük yaştan itibaren farkındalık yaratabilmek ve tıpkı Almanya’da olduğu gibi Eğitim müfredatına dahil olabilmek” dedi.

Körlüğün bir metafor olarak kullanıldığı ve rollerin değiştiği bu önemli projede görenler bir süreliğine ‘’körlerin’’ yerine geçerek, görme engelli rehberlerin ‘’gözünden’’ hayatın farklı kesitlerini deneyimliyor.

Unutulması zor bir deneyim sunuyor

Görme engelli rehberler, 90 dakikalık parkurda ziyaretçilerin dokunarak, koklayarak ve duyarak “yeni ve farklı” bir biçimde görmelerini sağlıyor. Yapılan araştırmalara göre 5 yıl sonra dahi Karanlıkta Diyalog deneyimi hakkında soru sorulan ziyaretçilerin/katılımcılarım %100’ü halen bu deneyimi tümüyle hatırlıyor. %90’ı görme engellilere ve onların dünyasına karşı duyarlılığının arttığını, %52’si Karanlıkta Diyalog’u dostlarına ve ailelerine tavsiye ettiklerini, %34’ü ise bu deneyimi yeniden yaşamak istediklerini belirtiyor.

Almanya’da başlayan projeyi zamanla dünya sahiplendi

Dialogue Social Enterprise’ın kurucusu Andreas Heinecke, Almanyada bir radyo istasyonunda çalışırken, ilk defa bir görme engelliyle karşılaşır. Kısa sürede, görmeyen insanların, görenlerin sahip olmadığı birçok özelliğe sahip olduklarını farkeder. Andreas, görme engelli genç meslektaşını iyi bir radyocu olması üzere eğitirken, kendisi de onun tarafından hayata dair eğitildiğini farkeder. Görme engelli insan, Andreas’ın “gözlerini açar” ve onun farklılıkların ötesine geçerek neler yapabileceğimiz konusunda düşünmesine sebep olur. Bu deneyimin olağanüstü değerinin farkına varan Andreas, 1995’te ilk sosyal girişimini başlatmaya ve bu deneyimi diğer insanlarla paylaşmaya karar verir. O günden beri kendini, insan karşılaşmalarında oluşan boşluklar/iletişimsizlikler arasında köprüler kurmak için yeni yollar bulmaya adar ve “Dialogue in the Dark” projesini Hamburg’da 1988yılında hayata geçirir. Kalıcı ‘’Diyalog in the Dark’’ sergisi ise 2000 yılında Hamburg’ta açıldı. 

Leave A Comment?