odunc-yasamlar-ali-poyrazoglu

İki günü aynı olan insanın bir günü kayıptır

‘ Ödünç Yaşamlar ‘ ezber bozan bu oyunu mutlaka izleyin.

Sosyal Paylaşım

Dün akşam Bostancı Gösteri Merkezine gidip gişeden ‘ Ödünç Yaşamlar ’ oyunu için bir bileti aldım ve büyük bir heyecanla oyun saatini beklemeye başladım. Ali Poyrazoğlunu ilk defa canlı izleyeceğim için itiraf etmeliyim biraz heyecanlandım. Nasıl heyecanlanmam !? Oyunculuk yaşamına Şehir Tiyatroları’nda başlayıp, ülkemizin önde gelen özel tiyatrolarında oyuncu ve yönetmen olarak çalışan, 1972 yılında Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’nu kuran, Türk ve dünya yazarlarının modern oyunlarını sergileyen, 69 filmde başrol oynayan, Yunanistan’da, Almanya’da, İsviçre’de, İngiltere’de oyunlarını sergilenen, 1998 yılında Broadway’de sergilenen ve büyük ilgi gören Pera adlı yapımda başrollerden birini oynayan, pek çok radyo ve televizyon oyunu yazıp, yöneten, TV’de başrol oynadığı diziler hep çok beğenilen, tüm bunların yanı sıra büyük şirketlerde eğitimler veren yaşam koçu, büyük usta. Ayrıca kendisinin twitter üzerinden de sıkı bir takipçisiyim :)

download

Salon oldukça doluydu ve Ali Poyrazoğlu alkış kıyamet sahneye çıktı, alkışları karşılarkenki muzipliği oldukça tatlıydı. Bu muzipliği oyun süresince de devam etti, seyircilerle olan diyaloğu oldukça komik ve sıcaktı. ‘ Ödünç Yaşamlar’, Ali Poyrazoğlu’nun çocukluk ve okul yıllarında ki anılarından oluşan, kendi deyimi ile güldürü ve yaşam koçluğunu bir arada seyirci ile payalaşan bir oyunOyun yaklaşık 2 saat kadar sürüyor ve siz o 2 saatin nasıl geçip gittiğini anlamıyorsunuz bile. Ali Poyrazoğlu tiyatroya ilk başladığı yıllardan, bugünlere kadar başından geçen deneyimlerini gülünç bir şekilde izleyici ile paylaşıyor. Öncelikle itiraf etmeliyim ki okul yıllarında yaşadığı deneyimleri ve o güzel arkadaşlıklarını oldukça kıskandım  Müjdat Gezen, Savaş Dinçel, Erdal Özyağcılar, Hülya Koçyiğit gibi isimlerle aynı sıralarda okuyup, Yıldız Kenter, Muhsin Ertuğrul, Aziz Nesin gibi büyük hocalardan eğitim almak ne büyük bir şans, ne büyük bir ayrıcalıktır.

Ali Poyrazoğlu ve arkadaşları, Şehir Tiyatrolarındaki deneyimlerini aktarırken uğradıkları haksızlıklara da değindi fakat sonunda haklarını yiyen birilerinin tanıdıkları olan o insanların bugün nerelerde ne yaptıklarını hiç bilmediğini ve arkadaşları ile birlikte şuan oldukları noktayı göğsünü gere gere anlattı. Tabii salonda olan bütün seyirci şuan ki durum içinde aynısı diledik.  Bu aralar içinde bulunduğum ruh halini, değişim istediğini düşündüğümde, bu oyunu izlememin tesadüf olmadığını hissettim. Ali Poyrazoğlu ardı arkasına sihirli cümleler paylaşıyordu , bu oyundan öğrenmem gereken birşeyler var diye düşünürken. Son olarak Hz Muhammed’in bir hadisi ile noktayı koydu sevgili Ali Poyrazoğlu. Açıkçası kendisinden bu paylaşımı duyduğumda biraz şaşırdığımı itiraf etmeliyim ama konuyu bu kadar açık ve net ifade eden bir hadis olamazdı sanırım. ‘İki günü aynı olan insanın bir günü kayıptır.’

Hergüne yeni bir gün gibi başlamak gerekiyor. Kendini bir diğer günden sıfırlayarak başlaman gerekiyor.. Bunu hayatına entegre etmekten başka bir çaren yok..

Kişisel gelişimin bu kadar önemini arttırdığı ve hayatımıza girdiği bu günlerde kesinlikle bu oyunu izlemelisiniz.

Bir daha gideceğimden emin olabilirsiniz :)

Leave A Comment?